“Zamanın Bahçesi” masalı, zamanın değerini ve anıların önemini vurgulayan bir hikayedir.
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin en parlak olduğu, gökyüzünün maviye büründüğü bir kasabada Ceyda ve Elif adında iki kardeş yaşarmış. Ceyda 10 yaşında, akıllı ve meraklı bir kızmış. Elif ise 5 yaşında, sevimli ve enerjikmiş. İki kardeş her zaman birlikte oynar, yeni maceralar peşinde koşarmış.
Bir gün, kasabanın dışında, daha önce hiç gitmedikleri bir ormana gitmeye karar vermişler. Orman derin ve gizemliymiş, ama kardeşler cesurmuş ve macera dolu bir gün geçireceklerine eminmişler. Ormanın derinliklerine doğru yürüdükçe, karşılarına büyük, demirden bir kapı çıkmış. Üzerinde “Zamanın Bahçesi” yazıyormuş.
Ceyda ve Elif, merakla kapıyı açmış ve içeri girmişler. Karşılarında büyülü bir bahçe varmış. Bahçede her türlü çiçek ve bitki bulunuyormuş. Ama bu çiçekler sıradan çiçekler değilmiş; her biri parıldayan renklerle ışıldıyor ve hafif bir müzik sesi çıkarıyormuş.
Bahçenin ortasında yaşlı bir dede oturuyormuş. Gözlerinde bilgece bir ifade, yüzünde sıcak bir gülümseme varmış. Dede, kardeşlere doğru bakarak, “Hoş geldiniz, çocuklar. Burası Zamanın Bahçesi. Buradaki her çiçek, bir anıyı temsil eder. Her anı, geçmişte yaşanmış güzel anları içerir,” demiş.
Ceyda ve Elif, büyük bir heyecanla dedenin yanına gitmişler. “Bu çiçekleri dokunabilir miyiz?” diye sormuş Ceyda. Dede, “Elbette,” diye yanıtlamış. “Ama unutmayın, her çiçek özel ve değerlidir. Her birine dikkatle yaklaşın ve sevgiyle dokunun.”
İlk olarak, Ceyda sarı bir çiçeğe dokunmuş. Aniden kendini küçük bir çocukken yaşadığı bir doğum günü partisinde bulmuş. Annesi, babası ve arkadaşlarıyla birlikte pasta kesmiş ve oyunlar oynamışlar. O an, Ceyda’nın yüzünde büyük bir gülümseme belirmiş. “Bu benim en mutlu doğum günümdü,” demiş kendi kendine.
Sonra Elif, mavi bir çiçeğe dokunmuş. O da kendini parkta salıncaklarda sallanırken bulmuş. Babası onu yüksekçe sallamış ve Elif kahkahalarla gülmüş. Elif, “Bu günü hatırlıyorum! Çok eğlenceliydi!” diye bağırmış.
Dede, “Bu bahçe sadece güzel anıları hatırlamanız için değil, aynı zamanda birlikte geçirdiğiniz zamanı değerli kılmanız için de var,” demiş. “Zaman, en değerli hazinemizdir. Onu sevgi ve mutlulukla doldurun.”
Kardeşler, bahçede daha fazla vakit geçirip farklı çiçeklere dokunarak çeşitli anılara tanık olmuşlar. Ceyda, annesiyle birlikte yaptığı yemekleri hatırlamış, Elif ise büyükannesiyle parka gittiği günü anımsamış. Her anı, onlara sevdikleriyle geçirdikleri anların ne kadar değerli olduğunu göstermiş.
Zaman ilerledikçe, güneş batmaya başlamış ve kardeşler eve dönmeye karar vermişler. Bahçeden çıkarken dede onlara, “Unutmayın, zaman hızlı geçer. Sevdiklerinizle geçirdiğiniz anların kıymetini bilin ve her anın tadını çıkarın,” demiş.
Ceyda ve Elif, dedenin sözlerini kalplerinde taşıyarak eve dönmüşler. O günden sonra, birlikte geçirdikleri her anın değerini bilmişler ve birbirleriyle daha fazla vakit geçirmeye özen göstermişler. Çünkü onlar, Zamanın Bahçesi’nde öğrendikleri gibi, her anıyı güzel kılmanın kendi ellerinde olduğunu anlamışlar.
Ve böylece, Ceyda ve Elif, mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamışlar.
Çocuklarınız için isme özel masal yazdırın. Kendilerini özel hissettirecek masallarla onlara unutulmaz anılar bırakın.
Görüşleriniz bizim için çok kıymetli. Masalı okuduktan sonra düşüncelerinizi masalın altına yazmanızı rica ederiz. Teşekkürler!
Emeğinize sağlık kızlarım için hazırladığınız masal muhteşem olmuş çok begendim. Akşam uyku öncesi onlara da okuyacağım eminim çok begenecekler. Çok teşekkürler 😊
Çok teşekkür ederiz! Masalı beğenmenize çok sevindik. Okuduğunuzda umarız onlar da çok keyif alırlar. 🌸💖